DeliKadınınSözleri
Yine aklımdasın. Sen tekli koltuğundasın yanında birkaç biran ile. Dizi bitti düşünüyorsun. Bir de karanlıktır odan, sen karanlıkları seversin. Dizide biten türküyü dinliyorsundur. Seni bilirim ben, geçen onca aya rağmen. Seninle dans ettiğimiz şarkıyı dinliyorum. Seni anıp, içimi acıtmak için izliyorum. Sözlerin ise aklımda çınlıyor. Aklımdan çıkmıyorsun. Keşke bir yerden çıkıp gelsen. Azıcık yürekli olsan. Olsun diyemem sana, olamaz. Böyle de olmamalı ama.
Güzel bir geceydi yıldızları seyretmek için gitmiştik o göle. Müzik dinlemeye başladık, senden beklenmeyecek kadar güzel şeyler dinletiyordun bana. Açtın bu şarkıyı. Eylül akşamını kasım ettin. Dans edelim dedin, dans ettik. Sonra yıldızlarla konuşmaya başladın. Dünyanın bütün iyiliklerini benim içime sakladın ve üzerine yemin ettin. Ne sabahın olmasını ne havanın soğumasını istedik. Hatırlarsın belki zaten eksi beş dereceydi. Hatırlamazsın ama. Hatırlamayacaksın da. O da karanlığına gömülecek. Senin her şeyi gömdüğün ve benim de seni gömdüğüm. Gömdüğümü sandığım.
Anonymous asked: "Ne Garip, insan türü ancak kendini mahvedene hayran olur" Emil Cioran sanırım mazoşistliğimiz bu kadar güzel açıklanırdı
Gerçekten bu tamamıyla açıklıyor.
“Hepiniz ne denli can sıkıcısınız!”
“Hepiniz ne denli can sıkıcısınız!”
“Hepiniz ne denli can sıkıcısınız!”
Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı”